hiçbir neden yokken,
ya da biz bilmezken tepemiz atmış
ve konuşmuşuzdur.
onca neden varken ve tam sırası gelmişken
hiç bir şey yapmamış ve susmuşuzdur.
aynı anda aynı sessiz geceye doğru
içim sıkılıyor demişizdir.
aynı sabaha uyanırken kim bilir
aynı düşü görmüşüzdür.
olamaz mı? olabilir.
onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında
belki benim kağıt param, bir şekilde,
döne dolaşa senin cebine girmiştir.
belki aynı posta kutusuna değişik zamanlarda da olsa,
birkaç mektup atmışızdır. ayın karpuz dilimi gibi
batışını izlemişizdir deniz kıyısında.
aynı köşeye oturmuşuzdur köhnede belki birkaç gün arayla
olamaz mı? olabilir.
onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında
bostancı dolmuş kuyruğunda
sen başta ben en sonda öylece beklemişizdir.
sabah 7.30 vapuruna sen koşa koşa yetişirken,
ben yürüdüğümden kaçırmışımdır.
aynı anda başka insanlara, seni seviyorum demişizdir.
mutlak güven duygusuyla, başımızı başka omuzlara dayamışızdır
olamaz mı? olabilir.
onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında
Evet evet biliyorum, çok popüler bir şarkı özellikle bu dönemde, hatta artık duymak istemeyenler bile vardır, ama ben iyi oldu diyorum, iyi ki çıktı bu film de ben de eski şarkılarıma tek tek dönmeye başladım, ilki de yukarıda görüldüğü üzere ortaçgil oldu. Ne de güzel oldu.
Bu şarkıyı dinlerken kendini bulur çoğu insan ve ben de o çoğunluktan biriyim.
Sen de burada, ben de burada ama bir türlü karşılaşmıyoruz ya da karşılaşıyoruz da haberimiz yok. Benim geleceğimdeki adam da böyle olacak diye düşünmüşümdür hep, çevremde olmayan ya da olan da birbirimizin farkında olmadığı bi adamla.
Gece penceremden dışarı bakarken düşünürüm mesela şu an kaç kişiyle aynı şeye bakıyoruz diye, ya da kaç tanesi mutlu şu an, ya da onlar şu an ne düşünüyor diye. O yüzden dedim ya çoğunluktan biriyim diye.
İleride kiminle olduğunu bilseydi insan bu kadar güzel olmazdı bence.
Aşkın en güzel tarafı da birbirini çözmeye çalışmak değil midir zaten?
Düşünsene o adamla aynı kafelere gidiyorsun, aynı caddelerde geziyorsun, aynı sinema salonunda belki de aynı filmi izliyorsun, şampiyonlukta sokağa çıkıp belki de omuz omuza seviniyorsun, aynı konserde aynı şarkılara eşlik ediyorsun, aynı otobüse biniyorsun, aynı kitapçıya gidiyorsun ama haberin bile yok ve bunu çoook sonra öğreniyorsun ve her yeni ama bir o kadar da bildiğin şeyleri paylaşınca şaşırıp kalıyorsun. Yok canım o kadar da değil diyorsun.
Aslında her insanın hayatı kameraya alınsa, mesela dışarı çıktığım anda gittiğim heryeri kaydeden bi kamera, sonra bi 50 yıl sonra oturup izlesem o videoları, kim bilir kimleri bulurum o görüntülerde ! 10 yıl sonraki en iyi arkadaşım, 3 yıl sonra tanıştığım adam, 5 yıl sonra tanıştırıldığım bi kadın. Hepsi çıkar o görüntülerde.
O kadar heyecan verici birşey olurdu ki bu!
İşte bunu anlatıyor bu şarkı benim için.
The web of the dream catcher is supposed to catch the bad dreams and allow the good dreams, and ones of importance, go through the web, down a feather and to the mind of the one of is sleeping.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Suskunluğun Sustuğu An
Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...
-
Yapmamam gerekiyor biliyorum ama ben galiba özledim... Mavi'ye bakmayı özledim... Gizlice seyretmeyi özledim... Salı ve perşembeleri özl...
-
Yazasım gelmiyor artık.. Özellikle yüzükten sonra... Bugün büyük ihtimalle son görüşümdü.. Evet gitsem bile bakmaya devam edicem bunun farkı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder