
İngilizcede kullanılır bu kısaltma, geçenlerde teenage filmlerinden birini izlerken denk geldim yine, 2-3 gündür takıldı aklıma.
20 yıllık hayatım boyunca kendimi bildim bileli, hiç 'en iyi arkadaşım' olmadı. Evet çok iyi anlaştığım, değer verdiğim arkadaşlarım oldu hayatımda ama asla birinin en yakın dostu olamadım ben.
En yakın arkadaşlarımın hep başka bir 'en iyisi' oldu genelde. Olur ya hani, canı sıkıldığında ilk seni arar, dışarı çıkmak istediğinde aklına ilk sen gelirsin, birbirinizde kalırsınız, sırlarınızı bilirsiniz, sevgilisinden ayrıldığında ilk senin omzuna koşar, hayatının dönüm noktalarında hep sana yer verir... İşte bunlardan hiç olmadı bende.
İkinci planda kaldım ben, başka birini bulamayınca aranan arkadaş, bir olay olup bittiğinde söylemek istemese de zorunluluktan söylenen arkadaş, evine yatıya gidilmemiş arkadaş, sevgiliyle tanıştırmaya tenezzül bile edilmemiş arkadaş, doğumgünü sadece sosyal paylaşım sitelerinde hatırlanan arkadaş, 1 ay görüşmese de akla gelinmeyen arkadaş...
Böyle düşününce daha da zoruma gidiyor herşey, insanlara verdiğim değerin yarısının bile karşılığını alamamak zoruma gidiyor. Evet sevimi gösterebilen biri değilim, evet cıvıl cıvıl her mekanda aranan isim de değilim, ama insanım, değer veriyorum, saygı duyuyorum, seviyorum ama karşılığını yeterince alamıyorum sanki...
Hayat böyle istiyor demek ki, karşı gelecek değilim. Melankoli dönemim filan da değil. Ya da hayata da küsmedim ergenler gibi. Sadece yaşamak istiyorum, hayatı hak ettiği gibi yaşamak, tadını çıkararak, eğlenerek, paylaşarak, birlikte olarak...
Ama olmuyor bir türlü, olay yine dönüp dolaşıp bana geliyor usulca, ben de hiç fark etmemiş gibi kapatıveriyorum üstünü, ne yapmam gerektiğini bilmediğimden...
P.S : resmi gerçekten çok sevdim :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder