Kimliğimi bilmedikleri zaman insanlarla o kadar güzel iletişim kurabiliyorum ki, bu beni deli ediyor. Sahte bir hesap mesela, ulaşmak istediğim kişiye ulaşıp, birçok şey yapabiliyorum.
Ancak iş asıl yüzü göstermeye gelince herşey karmakarışık oluyor bir anda.
Çok sert görünüyorum etrafımdakilere, çok umarsız, burnu bir karış havada, somurtkan, kendini beğenmiş, hiçbirşeyden zevk almayan biri gibi. Böyle değilim aslında, değilim işte ! Tanımıyorsunuz ki beni. Uzak duruyorsunuz o yüzden farkındayım. İki çift laf edemiyoruz beraber, yemek yemeğe gidemiyoruz, kahve bile içemiyoruz. Neden? Çünkü o ilginç bir kız. Ders saatinden sonra hemen eve giden, haftasonu dışarı çıkmayan bir kız, değil mi? Kaç kere çağırdınız beni bir düşünün bakalım. Eve geri döndüğümden beri yeni tanıştığım insanlarla beraber hiçbirşey yapmadım, en sosyalleştiğimiz an okulun sınırları içinde beraber oturduğumuz anlardır heralde, o da bir ikiyi geçmez.
Çok yalnızım bugünlerde. Etrafımda kimse kalmadı sanki. Bir iki kişi en fazla, onlar da kendi dünyalarına dalmışlar çoktan. Mesaj yazarken beni dinlemeyen çok yakın bir arkadaşım var mesela. O telefonu elinden alıp, ben burdayım ! diye bağırasım geliyor birgün. Ama onu da yapamıyorum, başka kimsem yok çünkü. Sadece iyi cevabını duymak için hatrımı soran arkadaşlarım var. Hadi gel bi kahve içelim seninle bayadır konuşamıyoruz diyen biri hiç çıkmadı mesela. Yalnızım, olmam gerektiğinden çok daha yalnızım ve bu yalnızlık daha da içe döndürüyor beni farkındayım.
Boğazıma oturdu yine bir düğüm, hep uğrar bana, özellikle çevremdeki işleri bırakıp kendimi dinlediğimde yalnız olduğumu anladığım anlarda uğrar. Gözlerimi doldurur aniden, hiçbirşey yapamam, yaş akmaması için sıkarım kendimi, şakaklarımı ovalarım, olur da odadan içeri biri girerse beni böyle görmesin diye.
Bağlanasım var birine, hiç bırakmayacak şekilde bağlanasım. Ama güvenim yok, cesaretim yok, inanasım yok...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder