Bugün iki kez, benim hakkımda konuşan ya da benimle ilgili bir şeylere yorum yapan birilerini yakaladım. Tam da biri diğerine söylerken, diğerinin başını hafifçe belli etmeden çevirip bakmaya çalıştığı anda yakaladım. Kaçırdım gözlerimi ki aslında bunu yapması gereken oydu. Ve iki olayda da tanımadığım kişiler söz konusuydu. Hatta ikinci olaydaki kişiler, bir süre sonra gelip önce karşıma oturup yüzüme bakmaya çalıştı, daha sonra da güneş vuruyor gel şöyle oturalım deyip yanıma ilişiverdiler.
Ne kadar çok seviyoruz başkaları hakkında konuşmayı değil mi?
İkinci olayın kahramanları hazır yanıma oturmuşken bir şeyler söylesem mi diye çok geçirdim içimden, mesela : 'Başkalarının arkasından konuşmak çok ayıpmış biliyor musunuz ama hakkında konuştuğunuz kişiye söyleyince affedilebiliyormuşsunuz hadi söyleyin bakalım aklınızdan geçenleri...' Bunu söylesem yüzleri ne hale gelirdi acaba ? Ne hissederlerdi, utanç mı yoksa laubalilik mi?
Ben olsam utanır yerin dibine geçerdim, gerçi onlar da öyle bir tip yoktu ama neyse... Ne kadar kolay böyle konuşmak, keşke sorgulamak da bu kadar kolay olsa...
The web of the dream catcher is supposed to catch the bad dreams and allow the good dreams, and ones of importance, go through the web, down a feather and to the mind of the one of is sleeping.
15 Eki 2012
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Suskunluğun Sustuğu An
Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...
-
Yapmamam gerekiyor biliyorum ama ben galiba özledim... Mavi'ye bakmayı özledim... Gizlice seyretmeyi özledim... Salı ve perşembeleri özl...
-
Yazasım gelmiyor artık.. Özellikle yüzükten sonra... Bugün büyük ihtimalle son görüşümdü.. Evet gitsem bile bakmaya devam edicem bunun farkı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder