15 Şub 2013

YARGI


İnsanları yargılayamam.
Aslına bakarsanız hiçbirimiz yapamayız.
Yapmamalıyız.
Bize kim veriyor bu hakkı?
İnsanları etiketleme özgürlüğünü nerede buluyoruz biz? Nasıl bu kadar kendimize güveniyoruz onlar hakkında konuşurken?
Tercihleri hakkında, sevgilileri hakkında, giydikleri t-shirt hakkında, etek boyları hakkında, saç stilleri hakkında, cinsel tercihleri hakkında, dini tercihleri hakkında, siyasi görüşleri hakkında ve daha bir sürü...
Nasıl yaparız bunu? Hayatımız boyunca milyonlarca kez hata yapmamıza rağmen, karşımızdaki insandan kusursuz olmalarını nasıl bekleriz?
Kötü bir durum olduğunda herkesin yanımızda olmasını bekleyen biz değil miyiz? Yanımızda birilerini bulmak için neler vermeyiz öyle değil mi? Peki neden aynı şeyi, olay karşı tarafın başına geldiğinde düşünemiyoruz?
Bırakın insanları. Rahat bırakın herkesi. Ne yaparlarsa yapsınlar. Özgürlük böyle bir şey. Size ya da başka birine zarar vermedikleri sürece, bırakın kendi küçük dünyalarını oluşturup, mutlu bir şekilde yaşasınlar, acaba o ne der, bu ne düşünür diye endişelenip durmasınlar.
O kadar çok şeyi kafamıza takıyoruz ki, hayat kayıp gidiyor avuçlarımızın arasından, farkında bile değiliz. Kendi işimize bakalım artık, yaşadığımız hayatın tadını çıkaralım, kendi bildiğimiz şekilde, başkalarının dünyalarına dahil olarak değil, kendi dünyamıza ayak uydurarak.
Suçlamayın, hor görmeyin, affedici olun, kızmayın, gülümseyin, bu hayata ikinci defa gelmeyeceksiniz, ve ne tesadüftür ki karşınızdaki kişi için de aynı şey geçerli, bırakın da bu tek şansı herkes istediği gibi değerlendirsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Suskunluğun Sustuğu An

Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...