Kadın gitmek istemiş hep ... gitmek, gezmek, görmek, konuşmak, yemek, koklamak, sevmek, dokunmak istemiş. Ama engellemiş bir şeyler onu hep. Bir türlü yapamamış, cesaret edip başlayamamış uzun yolculuğuna. Halbuki ne kadar da eminmiş uzun yolların ona iyi geleceğine, ne kadar da özlemini çekmiş henüz tanışmadığı insanların. Her gece büyük yeşil bahçelerin, turkuaz denizlerin, karanlık göllerin hayalini kurmuş, gözlerini her kapattığında o yerlerden birinde bulmuş kendini. Mutluymuş kadın, o yerlere her gittiğinde mutluymuş. Bu yüzden sabah her kalktığında uzun bir yolculuktan dönmüş gibi mutluluk oyununa devam etmiş hep.
Sonra bir gün sormuş yine kendine, neden gidemiyorum ben? Neden bırakamıyorum hiçbir şeyi? Ne engel oluyor bana?
Her gece kurduğu hayaller...
Ve gecenin bir yarısı kalkmış kadın yatağından, küçük valizini almış dolabın derinliklerinden, bir iki parça eşya atmış içine, bir kalem bir de defter. Kapatmış ışıkları, ayakkabılarını giymiş, kapıyı çekmiş ve kilitlemiş, aylardır bozuk olan merdivenin otomatik ışığı yanmış birden. Gülümsemiş kadın gecenin bir yarısı, işte tam da şimdi hayat ona yol göstermeye başlamış.
The web of the dream catcher is supposed to catch the bad dreams and allow the good dreams, and ones of importance, go through the web, down a feather and to the mind of the one of is sleeping.
21 Eyl 2013
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Suskunluğun Sustuğu An
Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...
-
Yapmamam gerekiyor biliyorum ama ben galiba özledim... Mavi'ye bakmayı özledim... Gizlice seyretmeyi özledim... Salı ve perşembeleri özl...
-
Yazasım gelmiyor artık.. Özellikle yüzükten sonra... Bugün büyük ihtimalle son görüşümdü.. Evet gitsem bile bakmaya devam edicem bunun farkı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder