Çok fazla her şey...
Bazen çok gereksiz...
Bir taraftan deli dolu yaşamak istiyor gönül, gezip tozmak, dünyayı görmek, yarım kalanları tamamlamak...
Diğer yandan nasıl yapacağım bunları diye dertlenip duruyor...
Ne istediğini kendi de bilmiyor galiba..
O bilmezse ben ne yapayım ki..
O karar veremezken ben nasıl seçeyim ki bir yön..
Gitmek istiyor çok çok çok gitmek, durmadan gitmek, görmek, tatmak, hissetmek istiyor...
Sanki başka bir yerde onun kaderi
Başka bir şehirde onun insanları
Başka bir alemde onun yarısı
Başka bir dilde onun yarası
Bir gitse, ah bir gitse...
Neler olacak kim bilir..
Nereye peki?
Önemli mi ki bu?
Sığamıyor ki buraya, nereye olduğunun bir önemi var mı sence?
Bir gitse, ah bir gitse...
The web of the dream catcher is supposed to catch the bad dreams and allow the good dreams, and ones of importance, go through the web, down a feather and to the mind of the one of is sleeping.
29 Nis 2014
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Suskunluğun Sustuğu An
Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...
-
Yapmamam gerekiyor biliyorum ama ben galiba özledim... Mavi'ye bakmayı özledim... Gizlice seyretmeyi özledim... Salı ve perşembeleri özl...
-
Yazasım gelmiyor artık.. Özellikle yüzükten sonra... Bugün büyük ihtimalle son görüşümdü.. Evet gitsem bile bakmaya devam edicem bunun farkı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder