14 Haz 2016

Sonra Sen Geldin

Etrafına bakındı uzun süre.
Kısa kısa kaçamak bakışlar.

Hepsi ağır adımlarla yürüyor. İzleyerek. İnceleyerek. Tadını çıkararak.

Neredeydi sorun?

Kimdi sorun?

Bu sefer daha uzun baktı yüzlere. Gidene kadar izledi teker teker. Aradı durdu.

Olmadı.

Takip etmek istedi birini. Sırrı sormak. Fark ettirmeden yaklaşmak, konuşmaları dinlemek, öğrenmek.

Yapmadı.

Derin bir nefes aldı. Kaldırdı başını. Güneş parladı gözlerinin içine. Kapattı yavaşça.

Ne kadar saçmalamıştı yine. Kaç saattir buradaydı. Ne geçmişti eline. Güldü kendine.

Açtı gözlerini. Karşı kaldırımda ona bakıyordu sanki. Gözlerini ovuşturdu.

Sağa sola baktı, arabaların arasından hızlıca geldi. Durdu önünde. Güneşi kapattı elleriyle.

'Ne buldun göster bana da.'

-Hiçbir şey.

'Saklama. Mutluluğu buldun sen belli. Gülüyordun. Öyle gülüyordun ki.
Hiç kimse hiçbir şeyin farkında değilmiş de tek hakikat senin gözlerinde saklı kalmış gibi.
Her şey elinde, parmaklarının ucunda gibi.'

Kaydı yana. Oturdu o da.

-Geleceğini fısıldadı bana. Bunları soracağını söyledi.
Ne cevap vereyim dedim. Hiçbir şey dedi. Ne yapayım dedim. Hiçbir şey dedi.

Sonra da sen geldin.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Suskunluğun Sustuğu An

Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...