Bazı insanlar vardır etrafınızda. Siz gülersiniz, etrafı dinlersiniz, onaylarsınız, eğlenirsiniz...
Onlar sizi izler hep... Bakışlarınızı, gülüşünüzü, tavrınızı.
Olur dersiniz gitmek zorunda değiliz der.
Tamam dersiniz, bence olmaz der.
Bir şakaya gülümsersiniz o hoşlanmadığını belli eder.
Saate bakarsınız hadi gidelim artık der.
Etrafa bakınmaya başlarsınız konuyu değiştirir.
Herkes farklı bir şeyle ilgiliyken birden size dönüp sessizce kulağınıza fısıldar.
Her hareketiniz önemlidir onun için.
Yaptığınız her şeyin altında aslolanı görür, sahte gülüşlerinize, gönülsüz onaylamalarınıza, sıkıntıdan saçlarınızla oynamanıza hepsine dikkat eder ve sizi iyileştirmek için hepsini ortadan kaldırmaya çalışır.
İlgi odağı olmayı sevmediğinizi bilir mesela. Birileri sizi bunaltmaya başladıysa hemen kendine çevirir bütün bakışları.
Yalnız hissettiğinizde farkeder o, kimseye çaktırmadan gelir oturur yanınıza çok doğalmış gibi. Sonra saçma sapan konuşmaya başlar sizinle. Gözünüzün içine bakar. Bir gülüş alabilmek için sonuna kadar dener elindeki her şeyi.
Tek bir gülüşünüz için. Kimi zaman onaylayan bir bakışınız, kimi zaman cesaretlendiren bir sözünüz, omuzuna dokunuşunuz, onu korumanız, ona hiç beklemediği bir anda iltifat edişiniz, mutlu olmanız, o yanınızdayken mutlu olmanız...
Bunlar için...
Böyle ufak şeyler için her şeyini verebilecek insanlar var.
Bazı insanlar vardır etrafınızda. Etrafınızda olmak için her şeyini verebilecek. Orada olması için her şeyinizi verebileceğiniz. Hep olmasını istediğiniz. Hep orada olsa dediğiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder