4 May 2011

Benim İçim mi Kabarmış?

Pazartesi günü (2.5.2011) arkadaşımla çıktık heykele dolaşmaya, bikaç işimiz vardı hallettik yemek yiyelim okula geçeriz dedik, fal baktıralım dedi bana, ben de tost yerim hem, tmm dedim, gittik altıparmağa, hayatımda ilk defa fal baktırıcam kayıtlara geçsin değil mi ama, bakalım tutacak mı dedikleri. Neyse, içtim kahvemi oturduk bekliyoruz, ikimizin de canı sıkıldı artık, zaten konuşkan bir insan değilim ben, etrafımdakileri de sıkarım genelde, ama katlanıyorlar bana nedense...

Neyse, geldi garson çağırdı, yan odaya doğru yürüyorum, kadını yarı yolda beni bekliyor, omuzuma dokundu hoşgeldin filan dedi, tanımadığım insanların bana dokunmasını hiç sevmem. Sonra cam kenarı en köşe koltuğa otur dedi, oturdum koydum fincanı masaya, geldi oturdu yanıma, baya dip dibeyiz, bu kadar yakınlık fazla bana, çok içime girdi diye düşünüyorum bi yandan, nasılsın iyisin zart zurt konuşuyoruz.
Sonra aldı fincanı açtı, takır takır saydırıyor, makinalı tüfek gibi, gözlerine bakamıyorum çok dibimde rahatsız ediyor beni, arada bi bakış atıyorum kadın fincana da bakmıyor ki tövbe tövbe, nerden görüyor ne diyor diye düşünüyorum bir yandan.

Hatırladıklarımı sayayım şimdi, dileğin kabul olacak dedi bana önce, kahveyi içerken çok fazla şey düşünmüşsün ve iki dilek tutmuşsun, önün parlak. Sonra etrafında çok kısmetin var, dönüp duruyorlar ama sen yüz vermiyorsun, eskilerden biri gelecek kapına ama sen güvenemiyorsun olmayacak dedi. Biri girecek hayatına ama evleneceğin adam o değil, onunla olmaz. Sen zengin biriyle evleneceksin, çok rahat edeceksin, zeki üniversite bitirmiş biri, çok sevecek seni, bir dediğini iki etmeyecek, gözünün içine bakacak. Sonra 2 doğum var dedi, bir tane de ölüm çok üzülmüşsün. Yakında düğün var topuklu ayakkabı, elbise giyip çok güzel olacaksın, aslında sen topuklu ayakkabı giymeyi çok seviyorsun. Düğünde çok talibin olacak. Bir gün çiçek gelecek sana ama çok sinirleceksin başına geçireceksin. Ailene değer veriyorsun, onlar da seni seviyor, didişiyorsunuz sürekli ama ayrılamıyorsun onlardan, sen üniversite için İstanbul İzmir düşünmüşsün, ama Bursa senin için en iyisi. Ama ilerde bi İstanbula gidiyorsun, var mı niyetin? Sonra B harfli biri var, çok yardımcı olacak sana, F harfine dikkat et, kuyunu kazan çok, yengeç burçları kötü geliyor sana. 335 53 lü bi numara arayacak seni yaz bi kenarı, askere gidecek biri var, iyi bir yere çıkıyor seviniyorsun. Çok çalışıyorsun derslerin çok iyi, sıkılmışsın artık, üniversitede bir gelecek var. İki çocuğun olacak bu arada ilki erkek, sonra kız. Yalnız hissetmişsin sen hep kendini, üzülmüşsün. Aşk haziranda geliyor merak etme.
İşte böyle şeyler söyledi bana, bazılarını salladı gibi geldi, o söyledikçe ben güldüm, bazıları çok saçma geldi, sonra aa evet böyle yapacaktım dedim durdum. Sonra b ve f leri araştırdım aklıma kimse gelmedi. Yanımdakine anlattım işim bitince, ee benden hiç bahsetmemiş dedi. Sen niye yalnız hissettin ben burdayım ya bile dedi ama okusa şuradaki yazıları anlardı heralde beni.

İşte böyle oldu anlayacağınız, nasıl olsa kalacak bu yazı burada, bakalım zaman bize neler gösterecek.
40 yıl mı? Hiç bilmiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Suskunluğun Sustuğu An

Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...