20 May 2011

BOŞLUK

19 Mayıs ilginç başlamıştı aslında, televizyonda gösterileri izliyorduk sabah, kimse yoktu tribünlerde, bomboştu heryer, yazık dedi annem, bu soğukta kimse gitmezdi zaten, çocuklar da yine kısa kollu, donmuşlardır.

Bayrağı astınız mı dedim, yok siz assanız ya genç olan sizsiniz. Kimse çıkarmadı bayrağı.
Öğleden sonra arabayla çıkardım annemi, telaşlı belli ama belli etmiyor, beraber ilk ve en uzun deneyimimiz olacak. İkimizde gerginiz, o beni, ben de onu sakinleştirmeye çalışıyorum. Gittik çarşıya, zor bela gördük işimizi, sonra geçtik anneanneye, dedem görünce arabayı çok sevindi, tam da sevdiğim renk dedi, dua etti bir sürü anneannem gibi.

4 e geliyordu saat, hava iyice kapanmıştı, belli yağmur yağacak, hadi gidelim dedim, arabayı ilk çıkardığım gün sağanağa yakalanmak işime gelmezdi açıkçası, 4 ü geçmişti biz çıkarken, hafif çiseliyordu, yavaş yavaş gittik, eve yaklaştığımızda bayrak dedim. Bayrağı asmayı unuttuk. Bişe olmaz dedi annem spor bayramı nasıl olsa, şaşırdım. Hayır dedim, asıl Samsuna çıkışın bayramı bu, birşeylere boyun eğmeyeceğimizi gösterdiğimiz, ilk adımları attığımız bayram, sonun başlangıcı.

Eve vardık, bayrak yine unutuldu. Babam geldi bir ara, yeni bi oyuncak almış kendine, doya doya baktık. Sonra neler yaptığımızı hatırlamıyorum. Saat 10 a geliyordu, tv de bir şey yoktu, sıkıldım, salonu bi dolaştım, herkes kendi halinde, babam da dışarı çıkmıştı daha gelmemiş, kapattım tvyi, taktım kulaklıkları. Uyumaya yakın çıkarttım, telefonu kapattım, yattım.
...


Gözlerim kapalıydı, birşey oluyordu, rüya mı? Hayır, yatak sallanıyor, gözlerim hala kapalı, içeriden sesler geliyor, açtım gözlerimi, odamın kapısı kapalı, başka birşey görmüyorum o an. Kalktım hemen, açtım kapıyı kapıda bekliyor bizimkiler, ismimi sayıklıyorlar, tamam dedim, sakin olun, sakin olun.


Defalarca tekrarladım bunu. Onlara mı? Kendime mi? Bilmem...

Aşağı indik, sitedeki bir kaç aile çıkmış, bazıları hala evde. İnsanlar panik halinde, evlerinin sağlamlıklarına inanmadıkları gün gibi ortada. Bir süre titrememi engelleyemedim, duvara oturdum. Böyle görünmeyi kim ister ki. 99 geldi aklıma, yine aynı şekilde sıçramıştım yataktan yine herkes bana bakıyordu. Bekledik, bekledik, artık espri yapılmaya başlanmıştı bile. Tv odasına girdiler, Kütahya dediler merkeze, hepimiz şok olduk. Marmara bekliorduk oysa ki, o kadar şiddetliydi ki, biz bu kadar hissettiysek onlar neler yaşamıştı kim bilir. 5.9 ama çok daha kötüydü bu kadar hafif olamazdı.

Sakinleşince çıktık eve, salondayız, haberleri izliyoruz, babam yine başladı dedi, hepimiz lambaya bakıyoruz, küçük ampüller deli gibi sallanıyor, inelim dedi annem, bekledik, yine başladı, üstümüze birşeyler aldık, bekliyoruz, dışarı baktı annem, kimse yok dedi, oturduk yine, başladı daha şiddetli, artık tamam dedi annem, indik aşağı arabaya oturduk bekliyoruz, herkes uyku modunda, telefondan internete girdim, facebook a twitter a bakıyorum, insanlar neler yapıyor diye, herkeste bir panik, sonra unutulunca herşey, korku geçince başlamışlar dalga geçmeye, sinir oldum.


Hayatını kaybetmiş olabileceklerin durumunu düşünmek, evlerin sallanışını düşünmek, 99 u yaşayanların tekrar aynı korkuyla uyanmalarını düşünmek beni deli ederken, insanlar bu durumdan yararlanıp, birileri tarafından beğenilmeye çalışıyordu sadece. Uyuyamadım, arabalarda hiç uyuyamam ben. Hadi dedim çıkalım eve yeter.

Çıktık, lambalar kapandı, odasına gitti herkes, gözler kapalı, telefon açık, internete bağlı, uyuyamama, korku, her an sarsıntıyı beklemek.

Uyumuşum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Suskunluğun Sustuğu An

Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...