29 Şub 2012

Yarım Kalmışlık


Dün çok kötü bir haber aldım, hem de tesadüfen.
Bir yakınımızı kaybetmişiz, benden her şey saklanıyor tabi..
Daha otuzlarında, saygılı, görgülü, yakışıklı, hayatı çok güzel devam eden biriydi.
Şaka mı bu diye düşündüm. Daha erken ki...
Sanki insan yaşlanmadan ölmemeliymiş gibi geldi bana...
Gün boyunca aklıma geldikçe ağladım... Hiç ummadığım insanların desteğini gördüm...
Gece bir karar verdim sonra, mektup yazacağım herkese dedim, söylemek isteyip de söyleyemediklerimi, hissettiklerimi, duygularımı, sevgimi, nefretimi anlatan mektuplar...
Birkaç kişiye vereceğim onları okumaları için ve karşılarına geçip izleyeceğim ne yapacaklarını...
Henüz başlamadım yazmaya, insan... çok çabuk unutuyoruz yaşadıklarımızı, ne acı...

O kadar üzüldüm ki ona... Kim bilir daha ne hayalleri vardı, bütün gün yarın yapacağı şeyleri düşündü belki, belki hafta sonuna planlar yaptı, biriyle buluşacaktı, yemeğe gidecekti, ailesini görecekti, belki de birine sözü vardı...
Ya da bu yaz neler yapacağını düşünüyordu, yeni yıla girerken dilediği herşey daha gerçekleşememişti belki ve o her yatağına gidişinde tekrar ediyordu o istekleri, belki duyan olur, bu sefer kabul olur diye...
Sevdiğini söyleyemedi belki... İçine attıkları vardı... Konuşamadıkları sadece susup tepkisiz kaldıkları vardı...
Erteledikleri vardı belki, aman boşver şimdi uğraşamam yarın yaparım dedikleri...
Ölmeden önce yapılması gerekenler listelerine bakıp internette, hangilerini yapmak istediğini düşünmüş ve karar vermişti belki...
Kalbini kırdıkları vardı, doğru zamanı bekliyordu belki...
Uzun zamandır konuşmadıkları vardı, dur yarın olsun da arayayım dedikleri...
Bu sene gitmek istediği konserler vardı belki, hatta biletleri, göremediği filmler, alamadığı albümler vardı daha...
Sonra...
Gitti...
Her şeyi bırakıp gitti...
Hiçbir şey yapamadan gitti...
Hayatın yarısına dahi gelemeyip, şairin dediği gibi daha 35 bile olamadan gitti...

Bu hayat bizim değil ki... Gelirken sordular mı size ? Ben hatırlamıyorum...
Bizim olmadığı için, sana bu kadar yaşamak yeter gel artık geri derlerken de sormayacaklar tabi... Ne bekliyoruz ki...
O verdi canımızı, gerektiğinde de yine o alıyor canımızı. Bu kadar basit aslında...

Gitmeden önce yaşamak istiyorum her şeyi, yarım kalmışlarım olmasın hayatımda, hem yaşayayım hayatımı dilediğim gibi hem de buradayken yapayım orada bana gerekenleri...
Çok şey var hep içimde tuttuğum...
Dün gece çok korktum....
Ya dedim sabah olmadan artık bana da gel derlerse... Ne olacak? Ne yaşadım ki ben ? Daha o kadar çok şey var ki yapmam gereken... O kadar çok insan var ki gidip sarılmam, seni seviyorum demem gereken... Olmaz dedim şimdi olmaz, yaşlanmadan ölmez ki insan...
Ama oldu işte, oluyor... Kimin başına ne zaman, ne geleceği hiçbir zaman belli olmuyor...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Suskunluğun Sustuğu An

Konuşmak. Şu an tek istediğim tanımadığım biriyle saatlerce konuşmak. Konu buluruz çok da önemli değil. Uzun zamandır sadece dinliyorum. ...